png_nilseninsaat.png
 
 

Tarihi Eser Restorasyonu

Tarihi Eser Restorasyonu; geçmişin gelecek nesillere aktarılması anlamına geldiğinden, çok özenli ve titiz çalışmayı gerektirir.

Öncelikle, mimari projeleri oluşturan; rölöve, restitüsyon ve restorasyon çalışmalarının son derece özenli ve gerçek kaynaklara dayalı hazırlanması gereklidir.  Bu sebeple özellikle mimari projeleri hazırlayan proje müellif mimarının bu konuda deneyimli ve mesleğine saygılı olması gerekmektedir. 

Firmamızın Mimarlık hizmetleri; mesleğindeki 28 yılını tarihi eserlerin projelendirilmesi ve onarılması konusunda, bir fiil çalışarak geçiren, firmamızın baş mimarı, 1989 ODTÜ lisans ve 1992 ODTÜ yüksek lisans mezunu, Yüksek Mimar Halime Nilgül ŞENER tarafından yürütülmektedir.  

 

Tarihi Eserlerin projendirilmesi, o eserlerin gelecek nesillere doğru aktarılması için en önemli çalışmalardandır. 

Tarihi eserlerde proje çalışmaları 3 aşamada tamamlanır, 3 adet proje hazırlanır. Bunlar;

  • Rölövelerin çizilmesi 

  • Restitüsyon projesinin çizilmesi

  • Restorasyon Projesinin çizilmesi

  • RÖLÖVE; tarihi eser niteliğindeki yapının, o anki mevcut durumunu gösteren, varsa hasarlarının ve deformasyonlarının tespit edildiği ve çizildiği, mevcut durumun, o anki halinin tespit edildiği çizimdir.

 

Bu proje çalışmalarının içinde,  en kapsamlı ve en hassas yapılması gerekli olanı RÖLÖVE ÇİZİLMESİ dİr. Rölöve çalışmalarının titiz ve hassas yapılması, o tarihi eserin aslına uygun onarılmasını sağlar.

Rölöve ölçülerinin alınmasında bir çok teknolojik yöntem kullanmaktayız. Ölçümlerimizde; lazer tarayıcı ve lazer nokta ölçüm cihazları kullanarak, çalışmamızın hassasiyetini ve güvenilirliğini artırıyoruz.

Kırklareli  -Vali Faik Üstün İlköğretim Okulu RÖLÖVE çalışması

  • RESTİTÜSYON PROJESİ; tarihi eser niteliğindeki yapının, bu günkü şeklini almazdan önceki dönemlerdeki mimarisinin tespit edildiği ve çizildiği projelerdir. Restitüsyon projesi; bir kaç dönemi kapsayabilir ve dönemsel olarak hazırlanabilir. Yapının mevcut durumundan önceki, hatta ilk yapıldığı halinin tespit edilmesidir. Bu tespitler için çok çeşitli kaynaklardan, arşivlerden yararlanmaktayız.

  • RESTORASYON PROJESİ; tarihi eser niteliğindeki yapının, onarımı yapıldıktan sonraki halinin projelendirilmesidir. Bu çalışmada, değişmesi mümkün olmayan tarihsel izler korunur. İç mekanlarda, günümüz konforuna uygun niteliklerin verilmesi öngörülür. Burada amaç, yapının özgün mimarisini ve dönemsel özelliklerine zarar vermeden, günümüz konforuna ve koşullarına, kullanım şartlarına uygun bir yapı ortaya koymaktır.

  • RESTORASYON İÇİN HİBE YARDIMLAR : Hibe destekler T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından verilmektedir. İki aşamada verilen hibe desteklerinin birinci aşamasında, tarihi eserin projesinin yapılmasına, ikinci aşamasında ise restorasyon projeleri tamamlanmış ve koruma kurulunca onaylanmış olan tarihi eserin uyguylamasının yapılmasına verilmektedir. Verilen tutarlar hersene değişmektedir. Proje hibe başvuruları eylül ayı sonuna kadar, uygulama hibe başvuruları da kasım ayı sonuna kadar yapılabilmektedir.                                                                

  • RESTORASYON İÇİN DÜŞÜK FAİZLİ KREDİ : Tarihi eserler için en düşük faizli kredi imkanını T.C. Başbakanlık Toplu Konut İdaresi sunmaktadır. Kredi miktarı hersene yeniden belirlenmekte ve başvuru tarihleri her yıl için yeniden belirlenmektedir. Kredi nin yıllık faizi %4 tür.

Tarihi Eser Restorasyon Uygulamaları, yapınn özgün inşaat tekniğine uygun olarak, restorasyon projesinde belirtildiği şekilde yapılmalıdır. Bu uygulamalarda malzeme kalitesi kadar işçilik te çok önemli rol oynar. 

Restorasyon uygulamalarında iki temel konu vardır. Bunlardan birincisi RESTORASYON diğeri ise RE-KONSTRUKSİYON dur.

  • Restorasyon; yapının onaylı projesine bağlı kalınarak, bozulmuş  ve çürümüş malzemelerinin, yapının özgün malzemelerine uygun malzemeler ile değiştirilmesi işlemidir. Burada projede uygun görülmüş tüm malzemeler değiştirilir yada onarılır.

  • Rekonstruksiyon ise yapının izlerine bağlı olarak hazırlanan restorasyon projesi ve statik proje ışığında, restoasyon projesine uygun, özgün malzemeler kullanılarak yapının yeniden inşa edilmesi işlemidir.

Restorasyon uygulamalarında taşıyıcı sistemler; taş, tuğla, ahşap yada tüm bunların karışımı olabilir. Ahşap yapıların dolgu malzemeleri yörelere göre değişiklik göstermekle birlikte, genellikle dolu harman uğlası yada çamur dolgudur.  Kullanılan tüm malzemeler yöreye uygun özgün malzemeler olmalıdır. 

Bir yapının restorasyon algoritmesını oluştururken ilk yapılması gereken işlem, yapının çevre etkilerine karşı korunmasını sağlamaktır. Örneğin, çatısı çökmüş veya suya karşı koyamayacak şekilde yıprnmış olan bir ahşap yapı içik ilk öncelik, yapının su ile ilişiğinin kesilmesi işlemi olmalıdır.

AHŞAP YAPILARIN RESTORASYON UYGULAMALARI:

Tüm yapılarda olduğu gibi, ahşap yapılarda da ilk kural, restorasyon uygulamasının yetkili mimarın sunduğu, koruma kurul tarafından onaylanmış, restorasyon projesine bağlı kalınarak yapılması kuralıdır. Onaylı projeye göre çürümüş ahşapların değişimi söz konusu ile, öncelikle ahşap yapı, ahşap  elemanlarla askıya alınacak ve çürüyen ahşap taşıyıcı elemanlar, aslına uygun olarak değiştirilmelidir. Bu değişim kesinlikle koruma kurulunca onaylı, mimari restorasyon projesine bağlı kalınarak yapılmalıdır. Taşıyıcı ahşapların yenilenmesinden yada onarılmasından sonra, mimari restorasyon projesinde öngörüldüğü gibi, ahşap kolonlar arasına uygun dolgu malzemeleri yerleştirilir. 

Ahşap yapıların restorasyonunda dikkat edilecek en önemli teknik konu ise, yapının öncelikle su ile olan ilişkisinin kesilmesidir. Bu öncelikli konu asla gözden kaçırılmamalıdır.

Nilşen Mimarlık Mühendislik olarak, rekostruksiyon olarak koruma kurulunca onaylanan, ahşap yapıların statik projelerinin hesaplanmasında sap2000 modellemesi kullanılmakta ve ahşap taşıyıların kesitleri bu analiz sonrasında tespit edilmektedir.

TAŞ VE DOLU TUĞLA YAPILARIN RESTORASYONU

Öncelikle taş malzemede oluşan bozulmaların sebepleri tespit edilmelidir. Bozulma sebepleri dış etkenlere bağlı olmakla birlikte bazı durumlarda içsel sebeplerle de bina yapı taşlarında bozulmalar görülebilir.

 

Taş ve tuğla taşıyıcı sistemlerden oluşan tarihi yapıların inşaat teknikleri  M.Ö Sümerlere kadar uzanmaktadır. Yığma Yapı Tekniğine göre inşaa edilen taş ve tuğla yapıların maruz kaldığı çekme kuvvetini karşılamak için ahşap hatıllar kullanılmıştır. Günümüzde yığma yapılarda özellikle deprem sırasında meydana gelen büyük çekme kuvvetlerini karşılanak amacı ile karbon liflerinden oluşam karbon şerit elemanlar kullanılmaktadır.

Fotoğrafta görüldüğü üzere, ahşap yapıların restorasyon uygulamasında eğer yapının yıkılmadan restore edilmesi gerekli ise, ahşap yapı askıya alınır ve çürümüş tüm ahşap taşıyıcı elemanları değiştirilir.

 

4a2570a311522d1ec88b87a3fd5ba18e_icon.pn

+9 (0850) 933 1 164 

SIK SORULAN SORULAR

email-messages-icon-16.png

Barbaros Bulvarı

İba Blokları 32/10  34349 Beşiktaş İSTANBUL

Kışla Caddesi İsmailbey Mahallesi 

Yardımcılar İş Merk. 15/7 37200 KASTAMONU

Nilşen RESTORASYON - Nilşen İNŞAAT - Nilşen ENERGY

Vesta MUTFAK - Vesta BANYO - Vesta OFİS - Vesta WOOD

FİRMAMIZ

ISO 9001 - ISO14001 - OHSAS 18001 KALİTE BELGELERİNE SAHİPTİR.

icon-facebook.png
icon-instegram.png
icon-link.png
icon-twitter.png